May 2012
13 posts
1 tag
ilkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşamaya değer, ne olursa olsun…
mezarlıklarımızı, selçuklu ve osmanlı’nın aksine şehrin ortasına değil de en dışına yapmamızla başlamamış mıydı ki zaten bu bitişimiz!
başlasam yakmaya günahlarımı bir bir,
seni, beni, hepimizi yakar bu deli şehir!
mutfağından her gün biber kızartması kokusu gelecek rengârenk bir ev hayal ediyorum.
2 tags
1 tag
sensiz geçen günlerden büyük zarar mı olurmuş!
buluştuğunuz zamanlarda sizi AVM’lerden başka bir yere götürmeyen bir sevdiceğiniz ya da arkadaşınız varsa vakit sizin için henüz geç değil.
gece gece sen yağ üzerime, bembeyaz rüyalardan bardaktan boşanırcasına…
gülücük satın almış bedenlerimiz gibi aldığımız nefesler de sahte bir yaşamı teşkil ediyor.
1 tag
sevgili dost, bana bencilce hareket ettiğimi söyleme sakın. insanlara güvenimi kaybettim. terzimin adını sadece deniz fenerlerine ve kızkulesi’ne verdim. galata kulesi de istedi ama reddettim onu. çünkü o, her gece koynuna yabancıları alıyor. “yalnızlık senin neyine” dedim. neyine senin yalnızlık!
April 2012
27 posts
olmayan anılara, istemsiz pişmanlıklara ve mutsuz sonlarla dolu masallara daldım ben tumblr.
ben “o”nun hayalinde kayboldum tumblr.
öğrendim ki bir pervane için en acı şey donarak ölmekmiş.
bir çok bilmiş olarak çok bilmiş insanlardan acaip nefret ediyorum!
kelebekler ve çiçeklerle sevişme vakti,
içinizi ferahlatan bir meltem misâli.
şimdi biz bahar gelince aşık mı oluyoduk nezle mi? bak ben onu yine karıştırdım görüyo musun. akma artık burnum n’olur akmaaa!
benim de twitter'ım var ki. →
bazen böyle hayattan bunalacak gibi oluyorum ama çiçeklerden daha güzel bir anne ve babaya sahip olduğumu aklıma getirince hemencecik geçiyo. tamam annem zaten melek ama ben bu babamı yerim yeminnen ya. yooo dostum yoo, bir baba bu kadar tatlı olmamalı.
sevdiceğine atacağı küçük bir mesajı bile “SÇS”, “sni svyrm” şeklinde kısaltan insandan sevdicek mi olurmuş allasen!
iyi insanlar olursak belki bi gün şiirleri bile görebiliriz.
insanların, toplumların ruhları öldürülüyor,... →
siz siz olun, hayal kurun.
ya rica ediyorum lütfen benim hayal ettiğim şeyleri benden önce yaşamayın. sonra çok üzülüyorum ben!
seni düşünürken canım hiç sıkılmıyor.
seni inandırabilmeyi geçtim, sana nasıl söyleyebileceğim konusunda bile en ufak bir fikrim yok!
1 tag
neyin üstüne bina ettiğini bilmeyenler, neyi bina ettiklerini nereden bilecekler!
nereden bilecekler inşa ederken bozulan eşitliğin, yıkılırken kurulacağını!
bir insanın bu kadar güzel bakmaya, hele hele bu kadar güzel olmaya hiç mi hiç hakkı olmamalı!
“insandaki yaratma sanatta gerçekleşir” der schelling.
15 nisan dünya sanat günümüz kutlu olsun.
kelimelerimin bittiği yerde sen başlıyorsun.
mimar koca sinan ne güzel bir usta, 424. ölüm yıldönümünde onu daha iyi anlayarak anma adına bir konferans verecek olmak ne güzel bir heyecan!
2 tags
nereyi çizsem sen, nereyi okusam sen, nereyi düşlesem sen,
nereye baksam sen, nereye dokunsam sen, nereye gitsem sen…
prensesin uykusuyum,
uyuyacak, umutluyum.
bugün 1 nisan.
bugün benim doğum günüm.
ve sen inanılmaz güzelsin.
çiçeklerden bile.
March 2012
36 posts
anı ölümsüzleştirelim derken aslında...
bugün öyle bi gezdim ki tumblr anlatsam inanmazsın yani o derece. ama buraya koyacak tek bir fotoğrafım bile yok. çünkü kocaman sırt çantamın içerisine fotoğraf makinesi koymaya gerek görmedim, çünkü cep telefonumu hiç kullanmadım. sabah mükemmel bir sohbet ve kahvaltıda arkadaşıma eşlik ederek haftasonuma başladım. ardından da koyuldum yola. ilk önce beyazıt cami. mimar sinan döneminden önce...
bizim büyük çaresizliğimiz, yarım kalan hikayelerimiz,
günler ve güller sensiz, rengârenk ilkbahar bizsiz.
1 tag
bazen gözyaşlarınıza değen birini bulursunuz. silik bir anıdan içinizi saran hayaller yaratırlar. kaybolmasından, onun sıradanlaşmasından korkarsınız. başlayamamaktan ya da bitirememekten, gülümserken sakladıklarınızdan, elinizde kalanların boşluğundan, yeri doldurulamaz vedalardan çekinirsiniz. ucu kırık kalemleri sırf bu yüzden saklarsınız.
ve ıslanan masum dudaklardan,
başladı bir bir dökülmeye devrik cümleler.
mutlu sonla bitmeyecekti ne de olsa hikâyeler…
sen sustukça ben seni daha çok hissettim.
aklıma gelmediğin günler masallar asla konuşmuyor.
mutlu insanların en büyük özelliği, gerçekten ama gerçekten “banane” diyebilmeyi biliyor olmalarıdır.